Türkçe
Fotoğraf Jessica Westermann tarafından Pexels.com'da çekilmiştir
Tarihlerinizi ve seyahat tarzınızı seçin ve şunları alın:
Bunlardan herhangi biri sizin için özellikle önemli mi?
Uygun olanları seçin
Plan language: TürkçeYeni Zelanda, Rotorua'da yapılacak en iyi şeyleri mi arıyorsunuz? 20 000 yıllık canlı termal kaynaklarıyla Wai-O-Tapu Thermal Wonderland'i mutlaka ziyaret edin. Dev sekoyalar arasında 23 metre yükseklikteki bir patikayla Redwoods Treewalk'ta yürüyün ve Rotorua Gölü kıyısındaki Polynesian Spa'nın şifalı sularında dinlenin.


Nefes alan, köpüren ve kükürt kokan bir toprak. Ayaklarınızın altında sıcak magma kaynarken zümrüt, kan ve limon renklerindeki havuzlar arasında yürüyün.
Hızlı bilgiler: Nastala prije 160.000 godina nizom vulkanskih erupcija, ovo geotermalno područje svakodnevno ispusti više od 20 tona sumporne pare u zrak. Njegov poznati Chardonnay bazen smaragdno zelene boje svoj izgled duguje arsenu i drugim mineralima, a ne sorti grožđa kako ime sugerira.
Öne çıkanlar: Umjetnički bunar (Artist's Palette) mijenja boje nekoliko puta godišnje ovisno o bakterijama i mineralima, stvarajući nijanse od limun žute do tamno narančaste koje izgledaju kao netko prolio boju po zemlji. Gejzir Lady Knox svaki dan točno u 10:15 eksplodira u visinu od 10 do 20 metara, ali samo zato što ga djelatnici aktiviraju sapunom, tradicionalnim trikom starim više od sto godina.


Antik bir yağmur ormanının kanopilerinde yürüyün ve doğanın gücünü kuş bakışı hissedin. Hafif köprüler sizi ağaçtan ağaca götürürken ayaklarınızın altında ormanın yeşil halısı uzanır.
Hızlı bilgiler: Ziyaretçiler, hafif çelik köprülerle birbirine bağlanan 28 asma platform üzerinde yerden 23 metre yüksekte yürüyor. 'Te Matua Ngahere' olarak bilinen 1000 yıldan daha yaşlı bir ağaç, devasa tacıyla ormana hakimdir.
Öne çıkanlar: Geceleri patikalar, dalların arasında ateş böcekleri gibi sarkan yüzlerce elle yerleştirilmiş lambayla bir ışık şovuna dönüşüyor. Hava karardıktan sonra orman bambaşka bir dünyaya dönüşüyor ve treetop yürüyüşü yaparken nemli yosun ve toprak kokusu neredeyse sizi hipnotize ediyor.


Doğal jeotermal çamurda yıkanabileceğiniz dünyadaki tek yer. Sıcak çamur havuzlarına dalın, ardından etrafınızı yerden yükselen buhar bulutları sararken kükürtlü suda rahatlayın.
Hızlı bilgiler: Parna vrela i blatni bazeni ovdje dostižu temperaturu od čak 40°C, a geotermalna aktivnost se proteže na čak 10 hektara. Prirodno zagrijano blato bogato sumporom i mineralima koristi se već desetljećima za njegu kože i opuštanje mišića.
Öne çıkanlar: Većina posjetitelja ne zna da ovo mjesto posjeduje jedini prirodni blatni bazen u cijelom južnom Pacifiku koji je ujedno i potpuno legalan za kupanje. Zaronite u toplo, baršunasto blato koje polako mjehuri dok vaša koža upija minerale, a nakon toga se isperete u izvoru sumporne vode - doslovno se osjećate kao da ste dobili novu kožu.


Mineraller açısından zengin suya sahip doğal jeotermal havuzlar hem bedeni hem de ruhu dinlendiriyor. Buhar ve kükürt kokusuyla çevrili, sizi dünyadan tamamen soyutlayan sıcaklığa dalacaksınız.
Hızlı bilgiler: Tüm kompleks, kaynağında 40 °C'ye varan sıcaklıklara ulaşan doğal jeotermal suyla doludur. Her havuz, geldiği kaynağa bağlı olarak alkali ve asidik sular arasında değişen farklı bir mineral bileşimine sahiptir.
Öne çıkanlar: Sıcak bir havuzda uzanırken başınızın üzerinde buhar bulutlarının geçtiğini ve önünüzde mavi bir göl ile yeşil tepelerin manzarasını uzandığını hayal edin. Geceleri sudan yükselen buhar, projektörler altında mistik bir atmosfer yaratırken etrafınızda kükürt ve okaliptüs kokuları karışır.


Rotorua ve üç gölüne tek bir gondoldan en iyi manzara. Lezzetli yemekler, lunapark pistinde adrenalini dolu iniş ve nefes kesen gün batımları.
Hızlı bilgiler: Gondola ile Rotorua'nın 487 metre yukarısına çıkıyorsunuz ve tepeden üç göl ile her adımda tüten volkanik bir manzaraya bakıyorsunuz. Burada ayrıca güney yarımkürenin en dik gondol sistemi bulunuyor, bu da yolculuğun kendisini bir maceraya dönüştürüyor.
Öne çıkanlar: Gece olduğunda tüm kompleks, Ngongotaha Dağı'nın yamacını aydınlatan binlerce ışıktan oluşan bir denize dönüşüyor, aşağıda uzakta Whakarewarewa Vadisi'nden jeotermal buhar bulutları seçiliyor. Bu yüzden birçok ziyaretçi, bir kadeh yerel şarap eşliğinde yapılan gün batımı gondol yolculuğunun hayatları boyunca hatırlayacakları bir anı olduğunu söylüyor.


The Living Māori Village
Dünyada insanların aktif bir jeotermal alanın ortasında yaşadığı tek yer. Buhar bulutlarının arasında yürüyecek, kaynaklarda pişen yemekleri tadacak ve gerçek savaşçı torunlarıyla tanışacaksınız.
Hızlı bilgiler: Bu canlı Maori köyü, sıcaklığı 120°C'ye ulaşan kaynaklara sahip aktif bir jeotermal alanın üzerinde yer almaktadır. Tūhourangi-Ngāti Wāhiao kabilesinin yaklaşık 20 üyesi burada her gün doğal buhar ve sıcak kaynakları kullanarak yemek pişirmekte, çamaşır yıkamakta ve evlerini ısıtmaktadır.
Öne çıkanlar: Bu köyün sakinleri, Pohutu adı verilen kaynar bir jeotermal kaynağın üzerinde asılı sepetlerde yemek pişirirler ve buhar sıcaklığı 100°C'ye ulaşır. Birinin et ve sebzeleri toprakta açılmış doğal bir buharlı tencereye indirdiğini ilk gördüğünüzde, buranın aslında devasa, canlı bir mutfak ocağı olduğunu anlarsınız.


Dünyada şehir merkezinde kaynayan çamur havuzlarını ücretsiz izleyebileceğiniz tek park. Sıcak kaynaklar, buharlar ve egzotik bitkiler arasında kıvrılan patikalarda yürüyeceksiniz.
Hızlı bilgiler: Bu halka açık parka 60'tan fazla sıcak su kaynağı ve çamur havuzu dağılmıştır ve bazılarındaki su sıcaklığı 100°C'ye ulaşır. Park ziyaretçiler için tamamen ücretsizdir ve yılda 365 gün, günde 24 saat açıktır.
Öne çıkanlar: Kendi ellerinizle, yüzeyin altında 120°C sıcaklıkta kaynayan ısıtılmış toprağa dokunabilir, ayaklarınızın arasından buhar fışkırdığını görebilirsiniz. Hiçbir çit, hiçbir bariyer yok; sadece siz ve kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altındaki ham volkanik enerji.


Doğal olarak ısıtılmış su ve başka hiçbir yerde bulamayacağınız mistik bir atmosfer. Sudan jeotermal buhar bulutları yükselirken kıyı boyunca yürüyün.
Hızlı bilgiler: 80 kilometrekarelik yüzölçümüyle Kuzey Adası'nın en büyük gölüdür. Suyu hafif sülfürlüdür ve dipteki çözünmüş mineraller ile jeotermal kaynaklar nedeniyle karakteristik sütlü mavi bir renge sahiptir.
Öne çıkanlar: Jeotermal kaynakların daha soğuk göl suyuyla karışması nedeniyle sığ sularda doğal olarak buhar çıkaran 40°C'lik suda yüzdüğünüzü hayal edin. Yerel Māori kabilesi Te Arawa, gölün ataların ruhlarının dünyalar arasında seyahat ettiği kutsal bir yer olduğuna inanır ve her yıl turistlerin nadiren gördüğü bir kıyı töreni düzenler.


Tüm dünyayı tedavi eden termal banyolara sahip masalsı bir bina. Bahçelerde dolaşın ve buranın neden zenginlerin ve sanatçıların mekânı olduğunu keşfedin.
Hızlı bilgiler: Eski bir sanatoryum kompleksi olan 1908 yapımı bina, romatizma tedavisi için termal banyolara gelen hastaların hikayelerini barındırıyor. Bina, 2023 depreminde ciddi hasar gördü ve şu anda içeriden ziyaret edilemiyor.
Öne çıkanlar: Binanın altında, güney yarımküredeki en büyük yeraltı termal kaynaklarından biri akıyor ve bu kaynak bir zamanlar 30 metre uzunluğundaki bir havuzu ısıtıyordu. Ziyaretçiler bir zamanlar kükürt açısından zengin sularda yüzerken, zemindeki bir pencereden yerden çıkan jeotermal baloncukları izleyebiliyorlardı.
Selected by City Buddy based on guest reviews and proximity to top attractions
Search all hotels in Rotorua, New ZealandPowered by agoda

Pavlova is a beloved meringue-based dessert topped with fresh fruit and whipped cream. It is named after the Russian ballerina Anna Pavlova who toured New Zealand and Australia in the 1920s.

Lamingtons are sponge cake squares coated in chocolate icing and rolled in shredded coconut. They are a popular treat at school fundraisers and bake sales throughout Rotorua and all of New Zealand.

Hokey Pokey ice cream features vanilla flavored ice cream with small pieces of honeycomb toffee. It is considered New Zealand's most iconic ice cream flavor and is widely enjoyed in Rotorua.

Hangi is a traditional Maori method of cooking food using heated rocks buried in a pit oven. Rotorua is famous for its geothermal areas where locals have historically used natural steam vents for cooking.

Paua fritters are made from minced abalone mixed with batter and fried until golden. This savory dish showcases New Zealand's prized shellfish and is a popular takeaway food in Rotorua.

Rewena bread is a traditional Maori sourdough bread made using fermented potato starter. It has a unique tangy flavor and dense texture, often served alongside hangi meals in Rotorua.

L&P is a sweet lemon-flavored carbonated soft drink that originated in New Zealand. Its name comes from lemon juice blended with naturally carbonated water from the town of Paeroa.

Manuka tea is made from the leaves of the native manuka tree, which is also the source of the famous manuka honey. It has a distinctive earthy and slightly herbal taste and is valued for its health benefits.

Feijoa juice is made from the feijoa fruit, which grows abundantly in New Zealand gardens. The fruit has a unique aromatic flavor that combines notes of guava, pineapple, and mint.
Tüm turistik yerler, değerlendirmeler ve ipuçlarıyla PDF alın. Çevrimdışı kullanım için mükemmel.
Famous glowworm caves and underground limestone formations
Alpine volcanic park with legendary hiking trails
Northern Explorer (Auckland to Wellington via Rotorua)
Rotorua Airport is 10 minutes from city center by taxi or shuttle. Buses and rental cars are also easy options.
Seyahat ettiğiniz her yerde mobil internet almanın en kolay ve uygun fiyatlı yolu.
Yorumlar (8)
Murupara Springs was incredible at sunset. Hot pools after a long day of hiking fixed my sore legs completely.
Skip the fancy restaurants on the main strip. Go to Eat Street and look for the small places with plastic chairs, that's where the real food is.
Rotorua surprised me. The smell is real but you get used to it after an hour. Would stay 3 days max.
Pack a reusable water bottle. The natural hot springs have drinkable water taps around town and it saves buying plastic bottles.
Honestly a bit overpriced for what it is. Every attraction charges entry fees and they add up fast.